Bu tek sözcük büyük bir gizi bünyesinde barındırmakta ve bu gizi çözebilen de eğitim sorumluluğunun bilincine ulaşmış demektir.
Eğitim bir hayat oyunudur. Bu oyunda rolünü iyi yapan ve rolündeki gizi kavrayan kişi gerçek hayatta da başarılı olur. Yani eğitim hayatın parçası ve hayatın içindedir. Bu nedenledir ki ilköğretimde öğretimden önce eğitim gelir.
Oyun nasıl oynanır? Oyunun kuralları nedir? Bu kuralları kim belirler? Bu soruların yanıtı öğrencilerdedir. Oyunu oynarken kuralını da kendisi koymalıdır. Benimsenen davranışlar geçerlik kazanırken benimsenmeyenler de terk edilir. Böylece oyunun kuralları kendiliğinden belirlenmiş olur. Demokrasinin gelişimi, tahammül ve birlikte yaşama sanatının temelleri atılır. Yani sınıf demokrasisi toplumdan soyutlanamaz.
Öğrenci de bu kuralları kendi kişiliği ile bütünleştirerek kendisi olmaya çalışır. Okul ve çevresi bu oluşuma yardımcı olur. Eğitimin gizi budur. Kendileşemeyen öğrenci her şeye tavır alır ve başkası olmaya karşı durur. Kendisi olmaya izin verilmeyen birey de ne olduğu belli olmayan, kendine ve çevresine yabanıl olmaya başlar.
Eğitimdeki en büyük sorun da böylece ortaya çıkar. .Başarısızlık, geçimsizlik, saldırı ve şiddet.
Günümüzde tartışılan ve sıkça karşılaşılan şiddetin temel kaynağı budur. Bunun üzerine eklenen diğer etkenleri düşünürseniz varın gerisini hesaplamayın.
Yetişkinler, kimsenin öğüt ve önerilerini kabul etmez. Yanlış veya doğru kendi bildiğini yapar. Durum böyle iken en çok değer verdiğimiz çocuklarımızın kendisi olmaya neden izin vermeyiz.
Bunun yolu da demokratik, eşitlikçi ve özgür eğitimden geçer.